Öncelikle şahıs şirketinin tanımını tekrar hatırlayalım. Gerçek kişiler (vergi levhasında sadece ad-soyad yazan kişiler olarak basitleştirebiliriz) tarafından kurulan işletmelerdir. Açılışı ve kapanışı en kolay olan, gelir vergisine tabi en basit şirket türü olduğu için tercih edilmektedir. Ortağının tek başına sınırsız sorumluluğa sahip olduğunu hatırlatmakta fayda var. Yani şirketin tüm borç ve alacaklarından ortağın sorumlu olduğu anlamına geliyor.
Peki, limited veya anonim şirketlerde durum böyle değil mi diye haklı bir soru sorulabilir. O şirketlerin kendi tüzel kişilikleri olduğu için öncelikle alacaklılar şirketin mal varlıkları üzerinde alacak hakkı iddia edebilir. Eğer şirketin mal varlığı alacakları karşılamıyorsa ortakların mal varlıklarına, şirketteki hisseleri kadar sorumluluk yüklenir. Sonraki yazılarda değineceğimiz detaylı konulardan biri olduğu için bu konuyu kısa tutmak istiyorum.
Gider Sayılan Ödemeler/Harcamalar Nelerdir?
Bir şirket kuruluş görüşmesi sırasında en sık karşılaşılan şey: "Ben şahıs şirketi kurmak istiyorum çünkü her harcamamı gider yazabiliyormuşum" gibi yanlış bir bilgi var maalesef.
Bir harcamanızın gider sayılabilmesi için o harcamanın şirketinizin faaliyetinin devamı için yapılıyor olması şarttır. Ancak bu sorunun net bir cevabı yoktur, çünkü yapılacak işin içeriğine göre gider yazılabilecek, yani vergiden düşülebilecek harcamalar değişkenlik gösterir. Örneğin, yazılımcı ile nalbur olarak faaliyet gösteren kişilerin gider yazabileceği şeyler arasında farklılıklar vardır. Yazılımcının belki bir raf sistemine ihtiyacı olabilecekken, nalburun onlarca raf sistemine ihtiyacı olabilmektedir. Veya bir yazılımcının sanal IDE veya bulut sistemleri gibi üyeliklerinden biri nalbur tarafından muhasebecisine fatura edilirse ve kişi yazılımcı bir nalbur değilse, bu tür harcamaların ihtiyacı dışında olduğu düşünülerek (kanunları baz alarak ve yorumlayarak) gider olarak kabul edilmez.
Türkiye'de bir şirket açtığınızda öncelikle aile bireyleri tarafından fatura bombardımanına tutulursunuz. Bu durum muhasebeciler tarafından fark edilerek, günlük bir insanın yapabileceği maksimum aktiviteyi hesaba katarak gerçek giderler muhasebeleştirilir ve vergiden düşülür. Vergiden düşme konusu da detaylarıyla ve örnekleriyle başka bir yazının konusu olabilir.
Gider sayılabilecek örnekler:
- İşyeri kiraları
- Araç yakıt giderleri (Binek araçlarda %70'i sadece gider yazılabiliyor)
- Araç bakım onarım giderleri (Aynı şekilde %70 sınırlaması var)
- Araç kiralama giderleri (2024 yılı için aylık 26.000 TL'ye kadar tamamı gider sayılabiliyor. Aşan kısmı kısıtlamaya tabi)
- İşyeri bakım onarım giderleri
- Personel giderleri
- Danışmanlık giderleri (mali müşavir, avukat, SGK danışmanı vs.)
- Satılan ürünlerin alış tutarları
- Yemek giderleri
Gider sayılmayacak örnekler:
- Giyim harcamaları
- Kuaför ve kişisel bakım giderleri
- Şirket üzerine kayıt ettirilmeyen araç giderleri
- Ödemesi işletme sahibi tarafından yapılmayan yemek, market gibi harcamalar
- Ev mobilyası (yatak odası, çocuk odası vs)
Sonuç olarak, şahıs şirketi kurmak, özel hayatınızda yapmış olduğunuz tüm harcamalarınızı işiniz dolayısıyla ödeyeceğiniz vergiden düşmenize olanak sağlamaz. Giderlerin, yapılan işin ve gider türünün niteliğine göre değerlendirilmesi gerekir. Bu tür giderler, dikkat edilmeden kayda alınır ve vergiden düşülürse ödenecek vergiyi bilerek azaltmaya yönelik işlem yapılmış sayılır ve bu durum vergi kaybına neden olduğu için cezai yaptırımlarla karşılaşabilirsiniz.
Başarılar..